Kaymakamlık
Yazı İşleri Md.
Cum. Bş.Savcılığı
Adliye Yazı İşleri Md.
Belediye Başkanlığı
Ptt Müdürlüğü
Vergi Dairesi
Mal Müdürlüğü
Müftülük
Noter


Emniyet Müdürlüğü
Polis İmdat
Jandarma Kom.
Askerlik Şubesi
Çarşı Karakolu
Bağlar Karakolu

Devlet Hastanesi
1 Nolu Sağlık Ocağı
2 Nolu Sağlık Ocağı
3 Nolu Salık Ocağı


Belediye İtfaiye
Yangın İhbar
Tek İşletme Md.
Alo Trafik


712 11 80
712 6 288
712 11 72
712 11 71
712 41 14
712 87 93
712 12 06
712 11 75
712 11 96
712 61 57


712 12 22
155
156
712 11 98
712 12 23
712 12 34

712 11 87
712 11 94
712 28 52
725 35 23


712 12 52
110
712 12 44
154

 
Mozilla Firefox kullanın.Resimler için.
                    Girişi
Hakkımızda ....
Safranbolu Son Söz İnternet Haberciliği
© 2007 Tüm Hakları Saklıdır. İzinsiz ve kaynak gösterilemeden yayınlanamaz.
KATEGORİLER
HABER ARA
PİYASALAR
HAVA DURUMU
ULUSAL GAZETELER
EDİTÖR
ONLİNE RADYO
ÖNEMLİ LİNKLER
Karabükte Hava Durumu
SAFRANBOLU'DA ÖNEMLİ TELEFONLAR
 
www.safranboludasonsoz.com
 
 
KÖŞE YAZARLARIMIZ
 
 
Merhum Av.Hulusi Yazıcıoğlu ile Nostalji
Necati
Keskin
Sizlerle
 
Tasarım&Programlama&Hosting
Kural Bilgisayar Web Hizmetleri Ltd. Şti.
İnönü Mh.Kirişci Sk.No:5/B Safranbolu
0 370 712 30 86
www.kuralbilgisayar.com

 
Atılay Ulucan Sizlerle
GEÇMİŞE ÖZLEM

                     GEÇMİŞE ÖZLEM

 Her yaş gurubu için çocukluk döneminin ayrı bir yeri ve değeri vardır. Biz geçmişi hep özlemle ararız, ama o geçmişi de kimse yaşamak istemez nedense,

Bize 68 kuşağı derler. Yaşdaşlarımızın 1968 li yıllarda ki gençliğinin haksızlığa tahammül edemediği anti emperyalist inancını benimsediği bir gençlikti.  Bu dönemde yaşananlar, insanlar için en değerli anılar olarak hiç unutulmaz.  Bu kuşağı  anıları, belli bir yaşa gelindikten sonra değerleri daha da artar ve gelecek kuşaklara aktarılmasından büyük haz duyulur. Bazen kuşaklar arasındaki farklılıkları çıkarır ortaya, bazen de hiçbir şeyin değişmediğini ve her şeyin eskisi gibi kaldığını anlatır. Genelde; kötü şeyler unutulmak, güzellikler ise yaşatılmak istenir belleklerde. İnsanlık tarihi boyunca bu hep böyle olmuştur. 

           “Benim çocukluğumda” diye başladığımız sözler ve anlattığımız şeyler aslında kendimizi anlatmanın ve duygularımızı dışa vurmanın önemli bir aracıdır. Eski anıları anlatmak birikmiş dertlerimizi boşaltmak anlamı ve mutluluğu çıkar, ve bazen de geçmişimizle övünme

yoludur bu. Yani zamanımız ile geçmişimizi yüzleştirmenin tek yolundur bu.

            Bizim çocukluk yıllarımızda ne televizyon vardı, ne de bilgisayar ve internet.  15 li yaşlarımızda  telefonun ve radyo en lüks sayılan varlıklı ailelerin veya devlet kademesinde en yüksek mevkideki insanların  evlerinde  kullanabileceği bir aletti. Radyo’yu size nasıl anlatayım 15 yaşında bir çocuğun bile kaldıramayacağı ağırlıkta pil ve bataryalı, 70 ekran kasalı Tv büyüklüğünde, düğmesini açtıktan sonra ısınmasını 3 dakika kadar beklediğimiz fakat çok güzel ses veren bir alamet !.. O dönemler "seyirci" değil "dinleyici" idik. Çocukluğumun geçtiği Korgun’da Hamza amcamların vardı, Belleğimde kaldığına göre 1960 darbesi sanıklarına ait mahkeme duruşmalarını Yassı adadan naklen izlemiştim, ve arada sırada akşam komşu oturmalarına gittiğimiz Kesadargil’de vardı. Merakla Radyo’yu açmalarını beklerdim. Sonra çantalıları çıktı, “mascot” marka çantalı da babam aldı. akşam Radyo’dan “arkası yarın” radyo tiyatrosu, sabahları “günaydın Türkiye”, akşamları da   “tarla dönüşü” gibi programlarını ve Orhan Boran’ın “Doğrumu, yanlış mı” yarışma programının hastasıydık, dinleme hastasıydık.

            Gündüzleri ise aynı yaştaki arkadaşlarımızla en çok oynadığımız oyunlar; “çelik- çomak, geceleri “aralık sürmesi saklambaç, ip atlama ve beş taş ve topaç” gibi oyunlardı. Bazen de çaputtan yapılmış bir topun peşinde koşardık. Okul zamanı, dersimizi çalışır, sınıfımızın temizliğine katkıda bulunurduk. Tabii özel okullar falan yoktu o dönemde. Özel dershaneler ve kurslar da. Ne minibüs, ne dolmuş ve ne de otobüs..

             Zamanımızda Bugay köyünden her gün 5 – 6  Kilometrelerce yolu yağmurda, çamurda, kışın karşı buzlu yollarda yürüyerek gelip ve okul bitimi köyüne dönen öğrenci arkadaşlarımız vardı ama yine de ağızlarından yorgunluk nedir kelimesini duymazdık..  

            Fakat çocukluk yıllarımızda biz olabildiğince çocukluğumuzu yaşadık. Aile büyüklerimiz, anne ve babamız, öğretmenlerimiz bize çok güzel şeyler öğrettiler. İnsan ve vatan sevgisini, dürüstlüğü, başkalarının haklarına saygılı olmayı, sorumluluk duygusunu, çalışmayı, el emeği ve alın terinin değerini. İsteklerimizde daime aile bütçesi göz önüne alınarak, ölçülü olmayı  bilirdik.

            Öğrendiklerimizle ve yaşadıklarımızla mutlu olmayı bildik. Cumhuriyetin temel ilkelerini, Atatürk İlke ve Devrimlerini hep o yıllarda öğrendik. Türkçeyi, güzel yazmayı ve hatta  mensup olduğumuz dinimiz kurallarını da.

           Ben, Cumhuriyetimiz ilan edildikten yirmi üç yıl sonra doğmuşum. Dört yaşımdan itibaren ailemiz içinde yaşanan olayları anımsayabiliyorum. Tabii ki ülke çapındaki önemli olayları da. Menderes ve Celal Bayar devrini, Orta okulumuzun açılışına Menderes hükümetinin  Milliği Eğitim Bakanı olan Tevfik İleri’nin açılışını yaptığını, 1960 ihtilalinin yargılamalarını ve idamları, radyolardan gazete köşelerinden takip ederdik.

           Tabii bizim doğduğumuz yıllar Sonra İkinci Dünya Savaşı 10 yıl geçmiş  ama rahmetli Atatürk’ün çizdiği ışıklı yol ve onun ilkeleri karanlık dünyamızı aydınlatmaya yetmişti.

          Bizim çocukluk yıllarımızda ne türban sorunu ve tartışması vardı ne de başörtüsü. Ne türbanı savunan olurdu ne de karşı çıkan. Çünkü türban diye bir şey yoktu. Kimsenin başını nasıl örttüğüne karışan da yoktu. Herkes dilediği gibi örterdi başını. Kimse çıkıp da dini veya siyasi simgeden falan söz etmezdi. Bugünkü kadar çok kara çarşaf giyen de  yoktu. Annem ve mahallemdeki kadınlar zaten başları kapalı hatta bazı kadınlar sokağa çıktıklarında  kenarları oyalı yemeni ve üzerine “çar”   ile örterdi saçlarını,

          Şimdilere bakıyorum ülkeme “İslam dini” sanki bize 1960 – 70 li yıllardan sonra kabul edilmiş havasını pompalıyorlar.

           O yıllar, daha yeni olmasına karşın genelde halkın Cumhuriyet ilkelerini içlerine sindirdiği yıllardı. Birinci Dünya Savaşını, Çanakkale ve Kurtuluş Savaşını yaşayarak görenler, vatan istilasının ve vatan savunmasının ve nasıl mücadele verildiğini bize anlatılardı. Bu vatana nasıl sahip olduğumuzun bilincinde idik.

            O gündür, bu gündür bu duygularımızla yaşamaya devam ediyoruz, Ve bundan da mutluyuz. Cumhuriyetimizin temel ilkelerine, Atatürk İlke ve Devrimlerine olan bağlılığımızı sürdürmekteyiz. .

            Bizim kuşağa 68 kuşağı derler, İşte bizim kuşağın, çocukluk yıllarından beri süregelen inançları, duyguları ve yaşam öykülerinden kısa bir örnek sundum.

           Tekrar görüşmek dileğiyle, sağlıklı kalın, mutlu kalın,

 

                                                                 Necati KESKİN

                                                                    01.Eylü.2019

0 Yorum
sonsoz 01 09 2019 tarihinde ekledi.
KURBANINIZ VAR MI?
KURBANINIZ VAR MI?
Devamını Oku • 0 Yorum
sonsoz 01 09 2019 tarihinde ekledi.
OLMAZ OLSUN BU FAKİRLİK
      OLMAZ OLSUN BU FAKİRLİK 


Devamını Oku • 0 Yorum
sonsoz 03 07 2019 tarihinde ekledi.
ETİ SENİN KEMİĞİ BENİM
ETİ SENİN KEMİĞİ BENİM
Devamını Oku • 0 Yorum
sonsoz 20 11 2018 tarihinde ekledi.
KURBANINIZ VAR MI?
KURBANINIZ VAR MI?
Devamını Oku • 0 Yorum
sonsoz 17 09 2018 tarihinde ekledi.
ESKİLERİ YAD ETMEK
  ESKİLERİ YAD ETMEK    


Devamını Oku • 0 Yorum
sonsoz 09 07 2018 tarihinde ekledi.
ÜVEY ANALAR
ÜVEY ANALAR
Devamını Oku • 0 Yorum
sonsoz 09 07 2018 tarihinde ekledi.
ÇANAKKALE GAZİSİ KAMİL GÖK AMCAMIZ
ÇANAKKALE GAZİSİ KAMİL GÖK AMCAMIZ
Devamını Oku • 0 Yorum
sonsoz 13 05 2018 tarihinde ekledi.
ŞERİFE TEYZEM'DEN EMEĞE SAYGI
ŞERİFE TEYZEM'DEN EMEĞE SAYGI    
Devamını Oku • 0 Yorum
sonsoz 30 01 2018 tarihinde ekledi.
2018 YILI HAYIRLARA VESİYE OLSUN

2018 YILI HAYIRLARA VESİLE OLSUN

Devamını Oku • 0 Yorum
sonsoz 27 12 2017 tarihinde ekledi.
NİKAHSIZ YAŞAMIN SONU OLMAZ
NİKAHSIZ YAŞAMIN SONU OLMAZ 
Devamını Oku • 0 Yorum
sonsoz 27 12 2017 tarihinde ekledi.
AHDE VEFA
AHDE VEFA
Devamını Oku • 0 Yorum
sonsoz 01 12 2017 tarihinde ekledi.

<< Önceki 1 2 3 4 5 6 7 Sonraki >>

Content Management Powered by CuteNews
Safranbolu Son Söz
İnternet Haberciliği