Kaymakamlık
Yazı İşleri Md.
Cum. Bş.Savcılığı
Adliye Yazı İşleri Md.
Belediye Başkanlığı
Ptt Müdürlüğü
Vergi Dairesi
Mal Müdürlüğü
Müftülük
Noter


Emniyet Müdürlüğü
Polis İmdat
Jandarma Kom.
Askerlik Şubesi
Çarşı Karakolu
Bağlar Karakolu

Devlet Hastanesi
1 Nolu Sağlık Ocağı
2 Nolu Sağlık Ocağı
3 Nolu Salık Ocağı


Belediye İtfaiye
Yangın İhbar
Tek İşletme Md.
Alo Trafik


712 11 80
712 6 288
712 11 72
712 11 71
712 41 14
712 87 93
712 12 06
712 11 75
712 11 96
712 61 57


712 12 22
155
156
712 11 98
712 12 23
712 12 34

712 11 87
712 11 94
712 28 52
725 35 23


712 12 52
110
712 12 44
154

 
Mozilla Firefox kullanın.Resimler için.
                    Girişi
Hakkımızda ....
Safranbolu Son Söz İnternet Haberciliği
© 2007 Tüm Hakları Saklıdır. İzinsiz ve kaynak gösterilemeden yayınlanamaz.
KATEGORİLER
HABER ARA
PİYASALAR
HAVA DURUMU
ULUSAL GAZETELER
EDİTÖR
ONLİNE RADYO
ÖNEMLİ LİNKLER
Karabükte Hava Durumu
SAFRANBOLU'DA ÖNEMLİ TELEFONLAR
 
www.safranboludasonsoz.com
 
 
KÖŞE YAZARLARIMIZ
 
 
Merhum Av.Hulusi Yazıcıoğlu ile Nostalji
Necati
Keskin
Sizlerle
 
Tasarım&Programlama&Hosting
Kural Bilgisayar Web Hizmetleri Ltd. Şti.
İnönü Mh.Kirişci Sk.No:5/B Safranbolu
0 370 712 30 86
www.kuralbilgisayar.com

 
Atılay Ulucan Sizlerle
NİKANSIZ YAŞAMIN SONU OLMAZ
              NİKAHSIZ YAŞAMIN SONU OLMAZ 

Eskiler, Nikahta keramet vardır, hayır vardır. derler.

Doğru da söylemişler..

Medenî kanunu’nun 17.Şubat.1926 tarihinden önceki dönemlerde “Kadı” tarafından yapılan nikâh geçerli sayılıyordu.

“Kadı” , İslami hükümlerle yönetilen şehirlerde hakim ve savcıların yerine bakan kişilere denir. Yani Osmanlı’da Hukuk adamıdır.

          Osmanlı zamanında yapılan bütün evliliklerde kayıtları tutulan ve Kadı’nın yaptığı nikahta onun kuralları ile evlilikler gerçekleşiyordu. Ancak, buraya kadar güzel de yapılan  evliliklerde nüfusun hemen yüzde 95 ni  Kadı’nın nikah kıyması ile değil, köy ve  mahallelerde halk tarafından para ile tutulan ve devlet memuru olmayan imamların kıydıkları dini nikahı ile evlilikler oluyordu. Bu dini nikah işlemlerinde genellikle izin alınmadan veya evlenebilme şartlarına haiz olup olmadığı dinen ve sağlık açısında bir sakıncasının olup olmadığı araştırılmadan, ayrıca evlilik kayıtları tutulmayan nikahlardı. Bu gibi nikahla yapılan  evliliklerde kadının geleceği ve mağduriyetinin önlemediği varsayımıyla  1926 tarihinde yürürlüğü giren Medeni Kanundan sonra “Resmi Nikah” olarak bilinen Kadını ve Erkeği güvence altına alan, aile birliğini koruyan bu kanuna göre nikah işlemlerini yapabilme yetkisinin Belediyelere verilerek nikah işlemlerini gerçekleştiriyordu..

          Ancak bu “resmi nikah” tan evvel veya sonra eğer kişi veya taraflar  isterse İmam nikahı olarak bilinen “dini” nikah ta kıydırıyor. İşte 91 yıldır uygulanan bu yöntemin resmi sakıncasının olmadığı görülmüş, ancak gerçek evliliğin garantörü olarak bilinen Belediye Nikahı yani “Resmi Nikah” mecburiyeti getirilmişti..

          Zaman zaman imam nikahı da bazılarınca suiistimal edilerek günlük veya gecelik nikahlar yapılarak  bu şekilde dini nikahının bilerek içi boşaltılmış yani evlilikleri yasalarca engelli olan evlilikler dini nikaha baş vurularak işin çılgını çıkarttılar.

          Açıkçası sahte evlilikler yapıldı.

          Bu gibi imamın kıydığı dini nikahlarında acaba devlet mi kandırıldı, veya insanlar, Allah ile mi   aldatıldı, Bu işlemin de yorumu size ait.

          Şimdilerde Mecliste kabul edilen ve “Müftüler de nikâh kıyabilsin” konusu tartışılıyor, ve ortamı suni gerginliklere neden olabilecek açıklamalar yapılıyor ve sanki vatandaşların
Belediyelerce yapılan “Resmi Nikah” tan  bir şikâyeti varmış gibi…

          Nikah işlemlerinin nasıl yapıldığını, Nikah memurunun şahitler huzurunda yaptığı konuşmayı hepimiz biliriz. İşte bunun anlamı, buradan yapılan sözleşme ve atılan imzalar ile  yasalar çerçevesinde kadın-erkeği ve erkek–kadını birbirine bağlayıcı aile yapısının devamını sağlayan garantör hükümdür.. İmamım kıydığı dini nikahın ise  aile yapısı ve davamı için sadece erkeğin iki dudağı arasındaki tek kelime ile  yıkılabiliyor ama “resmi nikahta ise sadece hukuk adamlarınca yani hakimlerce çözüme kavuşturabiliyordu. Yani hukuk karşısında her iki taraf güvence altın olduğu bilinen gerçektir.…

          Müftülere verilen bu yetkinin savunulan tarafı var elbette. Mesela deniliyor ki "Bir papazın önünde bir hahamın önünde evlilik yapınca geçerli oluyor da bizim de milletimizin ve medeniyetimizin geleneklerinden gelen Müftülerimizin yaptığı nikahlara niçin saygı duyulmasın. Toplumunda kadını, erkeğin hakkını hukukunu koruyacak bir düzenleme olduğu takdirde buna da saygı duyulması lazım." Deniliyor.

          Ama diğer taraftan muhalif kesim ise; "Bu kanun laiklik ilkesini her dakika ihlal etmenin bir başka boyutudur. Müftülere nikâh kıyma yetkisi, hem Medeni Kanun'un başka bir şekle dönüştürülmesi hem de Anayasa'nın 'Devlet, bütün vatandaşlarına eşit mesafededir, hiçbir şekilde ırk, mezhep ayrımı yapmaz' ilkesine aykırıdır. Diğer mezheplerin, dinlerin temsilcilerine de bu hak verilecek mi? Bunu diğerlerine de verilsin anlamında söylemiyorum. O da laikliğe aykırı olacaktır." Deniliyor.

          Konu hakkında onlarca din adamı, köşe yazarı ve konunun uzmanı hukukçu kişilerin yazılarını, görüş ve düşüncelerini okudum, hepsinin de birbirleriyle farklı görüşte ve birbirleriyle çelişkili fikir ve düşünceleri var.

          Aslında 17.Şubat.1926 yılında kabul edilen Medeni Kanun yürürlükte iken ve hiçbir gerekçesi de yokken neden Müftülere Nikah yetkisi veren kanunu çıkartmaya çalışanları da anlamak mümkün değil.

          Dün zinayı serbest bırakanlar bu gün dini nikahtan dem vurmalarını da  anlamıyorum.

          Evlenecek olanlar zaten dini ve resmi nikahı birlikte yaptırıyorlar.

          Eğer gerçekten laik ülkede yaşıyorsan ve buna inanıyorsak, dini nikahı yaptırmayanları da anlayışla karşılamak gerek.

          Ama gerçek olan şu var ki  nikahsız birlikte yaşamın sonu olmaz.

          Nikahta hayır vardır, keramet vardır.

 

          Görüşmek dileğiyle hoşça kalın sağlıklı kalın.

 

           

                                                                            Necati KESKİN

                                                                            1.Aralık.2017

                                                                         atay1348@gmail.com

0 Yorum
sonsoz 01 12 2017 tarihinde ekledi.
AHDE VEFA
AHDE VEFA
Devamını Oku • 0 Yorum
sonsoz 01 12 2017 tarihinde ekledi.
KURBANINIZ VAR MI?
KURBANINIZ VAR MI?
Devamını Oku • 0 Yorum
sonsoz 18 09 2017 tarihinde ekledi.
KAYBOLAN İNSANLIĞI ARIYORUM
KAYBOLAN İNSANLIĞI ARIYORUM
Devamını Oku • 0 Yorum
sonsoz 10 08 2017 tarihinde ekledi.
ORUÇ TUTANLARA SAYGI
ORUÇ TUTANLARA SAYGI
Devamını Oku • 0 Yorum
sonsoz 24 06 2017 tarihinde ekledi.
KANDİLLER
KANDİLLER
Devamını Oku • 0 Yorum
sonsoz 27 05 2017 tarihinde ekledi.
İ S R A F
İ S R A F
Devamını Oku • 0 Yorum
sonsoz 02 04 2017 tarihinde ekledi.
KURAN'I KERİM'İ YAKMA GİRİŞİMİ

KURAN'I  KERİM'İ YAKMA GİRİŞİMİ

Devamını Oku • 0 Yorum
sonsoz 28 02 2017 tarihinde ekledi.
KURAN'I KERİM'İ YAKMA GİRİŞİMİ

KURAN'I  KERİM'İ YAKMA GİRİŞİMİ

Devamını Oku • 0 Yorum
sonsoz 28 02 2017 tarihinde ekledi.
KÖY ENSTİTÜSÜ ÖĞRETMENLERİNİN ANILARI

EMEKLİ EĞİTİMCİ ALİ EFENİN ANILARI

(ATATÜRK'Ü ANARKEN)

Devamını Oku • 0 Yorum
sonsoz 01 01 2017 tarihinde ekledi.
KÖY ENSTİTÜSÜ ÖĞRETMENLERİNİN ANILARI
KÖY ENSTİTÜSÜ ÖĞRETMENLERİNİN ANILARI
Devamını Oku • 0 Yorum
sonsoz 09 11 2016 tarihinde ekledi.
KÖY ENSTİTÜSÜ ÖĞRETMENLERİNDEN ANILAR -
KÖY ENSTİTÜSÜ ÖĞRETMENLERİNDEN ANILAR -
Devamını Oku • 0 Yorum
sonsoz 03 11 2016 tarihinde ekledi.

<< Önceki 1 2 3 4 5 6 7 8 Sonraki >>

Content Management Powered by CuteNews
Safranbolu Son Söz
İnternet Haberciliği